<p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İstanbul Ticaret Borsası’nın düzenlediği “Borsa Meydanı’nda Sektörler Konuşuyor” toplantılarının bu oturumunda, tarım sektörünü yakından ilgilendiren ve kamuoyunda zaman zaman tartışma yaratan genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) konusu gündeme alındı. Toplantıda; tarım arazilerindeki daralma, artan nüfus ve hayvansal ürün talebinin üretim üzerindeki baskısı çerçevesinde, GDO’nun potansiyeli, riskleri ve alternatif çözümler mercek altına alındı.</span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Online olarak gerçekleştirilen ve açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı <strong>Ahmet Bülent Kasap</strong>, moderatörlüğünü ise gazeteci <strong>Celal Toprak</strong>’ın yaptığı toplantıya, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı <strong>Fatih Kaya</strong>, Türkiye Tohumcular Birliği Genel Sekreteri <strong>Dr.</strong> <strong>Muhteşem Torun</strong>, Gıda Güvenliği Uzmanı <strong>Prof. Dr. Nevzat Artık </strong>ve<strong> </strong>İSTİB Meclis Üyesi<strong> Ahmet Yücesan </strong>konuşmacı olarak katıldı.</span></p> <p style="text-align:justify"><strong><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“GDO’LU ÜRÜNLER YEM SEKTÖRÜ İÇİN İTHAL EDİLİYOR AMA ÜRETİLEMİYOR”</span></strong></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Türkiye’de GDO’lu ürünlerin çok sıkı denetlendiğine dikkat çeken İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı <strong>Ahmet Bülent Kasap</strong>, “<em>Bu yönüyle halk sağlığı açısından güçlü bir koruma mekanizması uygulanmaktadır. Ancak hayvan yemi olarak bazı GDO’lu ürünlerin ithalatına izin verilmektedir. Aynı ürünlerin ülkemizde üretimi ise yasaktır. Denetimli bir üretim hayvancılıkta ithalata bağımlılığı azaltıp maliyetleri düşürecektir”</em><strong> </strong>dedi.</span></p> <p style="text-align:justify"><strong><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“KANUNUMUZDA HAPİS CEZASI VAR”</span></strong></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">GDO ile ilgili kanunumuzda hapis cezası olduğunu vurgulayan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı <strong>Fatih Kaya</strong>, “<em>Türkiye'de GDO’lu ürünlerin onayı alınmaksızın piyasaya arz edilmesi kesin olarak yasaktır. Bu yasağın ihlali durumunda Tarım ve Orman Bakanlığı'nın izni olmadan ürün piyasaya sürenler için 5 ila 10 yıl arasında değişen hapis cezası öngörülmektedir. Bu yönüyle Türkiye, yaptırımlar açısından dünya genelinden ayrılmakta ve daha katı bir uygulama sergilemektedir”</em> dedi.</span></p> <p style="text-align:justify"><strong><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“GDO TAMAMEN REDDEDİLMEMELİ”</span></strong></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatının, ithalatı karşılama oranının %134’e ulaştığını belirten Türkiye Tohumcular Birliği Genel Sekreteri <strong>Dr. Muhteşem Torun</strong>, <em>“Bu durum, tohumculuk sektörünün dış ticaretteki rekabet gücünü artırıyor ve ülkenin tohum üretiminde dışa bağımlılığını azaltıyor. Bu da GDO’lu tohumlara ihtiyaç duymadan verimli ve kaliteli üretimin mümkün olabileceğini göstermektedir. Ancak asıl önemli olan GDO teknolojisinin tamamen reddedilmesi yerine, bu teknolojinin devlet denetiminde geliştirilmesi ve gerektiğinde stratejik amaçlarla kullanılabilmesi gerekiyor” </em>dedi.</span></p> <p style="text-align:justify"><strong><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“BİYOGÜVENLİK SİSTEMİ YENİDEN TESİS EDİLMELİ”</span></strong></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Türkiye'nin GDO’lu tohum üretiminde kısıtlı bir altyapıya sahip olması nedeniyle verimlilik artışında zorlandığını belirten Gıda Güvenliği Uzmanı<strong> Prof. Dr. Nevzat Artık, </strong><em>“Bu durum, dışa bağımlılığı artırmakta ve yerli tohumculuk sisteminin güçlendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu bağlamda biyogüvenlik sisteminin yeniden tesis edilmesi kritik öneme sahip. Özellikle geçmişte faaliyet göstermiş olan Biyogüvenlik Kurulu’nun yeniden yapılandırılarak aktif hale getirilmesi gerekiyor”</em><strong> </strong>dedi.</span></p> <p style="text-align:justify"><strong><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“VERİMİ ARTIRMAK ZORUNDAYIZ”</span></strong></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Türkiye’de tarım arazilerinin daralmasıyla birlikte üretimin ciddi baskı altında olduğunu ve verimin artırılması gerektiğini belirten İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi <strong>Ahmet Yücesan</strong>, <em>“Son yıllarda ekim alanlarımız giderek daralıyor. Bu durum, hem artan nüfus hem de hayvansal ürünlere olan talebin yükselmesiyle birlikte düşündüğümüzde, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından bizi iki temel seçeneğe zorluyor. Ya mevcut alanlarda birim alandan elde ettiğimiz verimi artıracağız ya da yeni ekim alanları açmak zorunda kalacağız. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), özellikle verimlilik açısından önemli bir potansiyele sahip. Bu ürünler, zararlılara ve kuraklığa karşı dirençli yapıları sayesinde üreticilere daha istikrarlı ve yüksek verim sağlama imkânı tanıyor. Bu yönüyle değerlendirildiğinde, mevcut üretim baskısını hafifletmek için GDO’lu çeşitler, dünyada olduğu gibi bizde de bir alternatif olarak ele alınabilir” </em>şeklinde konuştu. </span></p> <p style="text-align:justify"> </p> <p style="text-align:justify"> </p> <ul> </ul>